17 Ağustos 2015 Pazartesi

Gülümsemenin Ardındaki Başkaldırı – Taksi Tahran



Taksi Tahran bu sene 34. İstanbul Film Festivali’nde gösterilmişti. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü almasından çok konusu ilgimi çektiği için izlemek istiyordum ancak bilet bulamamıştım. Neyse ki birkaç ay önce gösterime girdi de biraz gecikmeli de olsa sinemada izleyebildim.

Film adı kadar net. Yasaklı yönetmen Jafar Panahi taksiye gizli kamera koyuyor ve şoför koltuğuna oturuyor. Tahran’ın kalabalık caddelerinde kullandığı taksiye yolcular biniyor ve hepsi de gidecekleri yere ulaşamadan birkaç sokak sonra taksiden iniyorlar. Jafar Panahi’nin pek de iyi olmayan şoförlüğünü, yolları bilmemesini pek de umursamıyorlar. Dolmuş gibi kullanılan takside çoğunlukla farklı birkaç kişi oluyor ve yolcuların konuşmaları, başlarından geçenler bize Tahran’daki gündelik hayata, özellikle suçlar ve cezalar hakkındaki görüşlere dair gerçekçi bir porte çiziyor.

Jafar Panahi

Filmin bu gerçekçi ve yalın hali Jafar Panahi’nin başkaldırısı aslında. Yönetmen 2010 yılında İslam Cumhuriyeti aleyhinde propaganda yapmak suçuyla cezaya çarptırıldı ve 20 yıl boyunca film çekmesi, senaryo ve kitap yazması yasaklandı. Film Festivali’ndeki ödülünü almak için Berlin’e gitmesine de izin verilmedi, ödülü onun yerine filmde de oynayan yeğeni Hana Saeidi aldı.

Hana Saeidi
Her ne kadar kısıtlamalar nedeniyle jenerikte oyuncuların ve yönetmenin adı geçmese de, yasaklı bir yönetmenin dalga geçer gibi çektiği bu film pasif bir direniş halini alıyor. Film politik açıdan hiçbir sembol içermiyor, oldukça yalın ve net. Jafar Panahi tüm yaşadıklarına rağmen filmde asabi bir dil kullanmıyor. Filmdeki oyunculuğundan bile sakin bir bilge edasıyla şoför koltuğundan gülümseyişi kalıyor aklımızda.

453
Filmin sonuna doğru taksiye binen avukat arkadaşı da konuyu varacağı noktaya biraz daha yakınlaştırıyor. Kucağında güllerle Jafar Panahi’nin durumundan, erkek voleybol maçını izlediği için yargılanan Ghonsheh Ghavami isimli kadından bahsediyorlar. Filmin sonu ise çok çarpıcı ve yine trajikomik.



Taksi Tahran zekice oluşturulmuş incelikli bir senaryoya sahip. Politik göndermelerini bir kenara bırakıp izlendiğinde bile kavanozda balık taşıyan teyzeler, Jafar Panahi’nin oğluna Nuri Bilge Ceylan filmleri veren korsan cdci gibi karakterlerinin eğlenceli diyalogları ile keyif veriyor.

450

Jafar Panahi’nin naif görülebilecek bu protestosu izlemeye değer. Belki bize kızgınlık, nefret ve şiddetten uzak olarak da ses çıkarılabileceğini de öğretir.

2 yorum: