4 Mayıs 2015 Pazartesi

Ayın Biri Kilisesi - Nasıl Gidilir? Ne Yapılır?

167
Ayın Biri Kilisesi’ne gitmek için çok geç kalmışız aslında, Ayşe Arman’ın on sene önceki yazısı sayesinde oldukça meşhur olmuş. Biz ancak annemin on gün kadar önce arkadaşlarından duyması ile haberdar olabildik, kim ne dilediyse gerçekleşmiş. 1 Mayısın tatil olmasını fırsat bilip yollar açık mıdır kapalı mıdır diye aldırmadan çıktık.

Kilisenin asıl adı Vefa Kilisesi; Meryem Ana Kilisesi ve Ayazması olarak da biliniyor. Ayazma, Ortodoks Hıristiyanların şifa verdiğine inandığı ve kutsal olarak nitelendirdikleri su kaynaklarına verilen isim. Burası 1700’lü yıllarda Arnavut asıllı bir Ortodoks ailenin evinin bahçesiymiş. Maria isimli kızları rüyasında Meryem Ana’yı görmüş, Meryem Ana ona bahçede bir ayazma olduğunu söylemiş. Gerçekten de bir su kaynağı bulunmuş ve aile kendi parasıyla ufak bir kilise inşa etmiş, kilise de Hz. Meryem Kilisesi olarak anılmaya başlanmış.

Kilisenin Ayın Biri unvanına ne zaman kavuştuğu ise tam olarak bilinmiyor. Yılbaşlarında insanlar yeni bir yıl için dilek dilemek ve dua etmek için kiliseye gelmeye başlamış. Kulaktan kulağa yayılarak bu bir ritüel haline dönüşmüş. 30 yıl kadar önce de anahtar seremonisi oluşmuş. Her kapıyı açacak bir anahtar mutlaka vardır, kiliseye gelenler de dileklerinin ardında kaldığı kapıyı açacak anahtarı sembolize ettiğine inanarak her dilek için birer anahtar alıyor. Dilekleri olunca da anahtarı geri getirip iade ediyorlar. Aldığınız anahtarın daha önce birinin gerçekleşen dileğinden sonra elinize ulaştığını düşünmek bile insana enerji ve inanç veriyor.

İMÇ'nin bu arasından girerseniz kilise hemen karşınızda olacak.

Kilise Unkapanı Manifaturacılar Çarşısının hemen arkasında. Üçüncü bloğun bittiği, Beyazıt’a doğru bir sonraki binada Dördüncü Blok yazısını gördüğünüz yerden girin. Zaten kime sorsanız tarif edecektir, hatta bizim gibi dükkânların kapalı, çarşının boş olduğu bir gün giderseniz sormanıza gerek bile kalmadan kiliseye geldiğinizi anlayıp tarif ediyorlar. Aradan girip dümdüz giderek dükkânların arkasındaki sokağa çıkıyorsunuz, kilisenin çatısını ve hacı göreceksiniz zaten. Küçük bir kapıdan girerek kilisenin bahçesine ulaşacaksınız.

3. blok ile 4. bloğun arasından gireceksiniz.

Biz gittiğimizde bahçe de kilise de oldukça tenhaydı. Özellikle 1 Ocakta kilometrelerce kuyruk oluyormuş. Kalabalık bir güne denk gelirseniz kuyruktan da kiliseyi kolayca bulabilirsiniz.

Bahçeye girerken ufak birkaç tezgâh var. Birinde minik çengelli iğnelere tutturulmuş objeler var, iş için, sağlık için, ev, araba, huzur, evlilik, çocuk için diye sınıflandırılmış. Hepsi birer lira. Bunları Nuran Bozkurt adında bir hanım yaptırmış, o satıyormuş. İstediklerinizi avucunuza alıp dua ettikten sonra dilek dilemenizi söylüyor. Dileğiniz olduktan sonra da objeyi en yakın su kaynağına -göl, deniz, akarsu- atıyorsunuz. Objelerin üzerinde yazan ASPAVA ise “Allah sıhhat, para,afiyet versin. Amin.” anlamına geliyormuş. Ben sağlık, huzur ve iş için olanlardan birer tane aldım, şekillerini sevdiğim için aldım aslında, dört yapraklı yonca muamelesi yapıp cüzdanıma koydum.

Bahçeye girdiğinizde çikolata, şeker veya kurabiye dağıtan insanlarla karşılaşıyorsunuz. Dileği gerçekleşip anahtarını geri getirmeye gelenlerin bir şeyler dağıttığını söyleyip size de ikram ediyorlar. İkramlardan sonraki “Sizin de dileğiniz kabul olur inşallah.” temennileri bile insanı mutlu ediyor.

Kilise oldukça küçük. Girişte fakirlere yardım içi para toplayan hanımların oturduğu bir masa var. Karşısında ise mum ve anahtar satılan bir tezgâh. Anahtarlar 1,5 TL, mumlar ise 1 TL. Bu tezgâhın hemen yanında ise bir raf duruyor, üzerinde bir sürü mum var. İsterseniz buradaki mumlardan ücretsiz olarak da alabilir, rafların önündeki çizgi şeklindeki deliğe bağış olarak para atabilirsiniz.

Rafın arkasında mumları yakacağınız bölüm var. Burada mum yakıp dua ediyorsunuz. Aslında buradan sonra yapacaklarınız tamamen size, sizin kendinizi nasıl iyi hissedeceğinize kalmış. Mum yakılan bölümün yanında duvarda kabartmalar ve resimler var, bunlara anahtarınızı sürerek dua edebilirsiniz. Alt katta da böyle resimler var, insanlar anahtarlarını sürüp dua ediyorlar. Ayazma da alt katta. Su içebilir veya şişeye doldurup götürebilirsiniz. Yanınızda şişe getirmediyseniz orada küçük şişeler var, onlardan alabilir ve birkaç lira bağış yapabilirsiniz.

Kilisenin giriş katında kapıların olduğu tarafta papaz duruyor ve dilerseniz sizin için dua ediyor. İsminizi soruyor, başınıza dokunarak dua ediyor, sonunda da isminizi söyleyip duasını bitirerek “Allah kabul etsin.” diyor.
Bunlar haricinde gerçekleştirilen herhangi bir ritüel yok. Hangisini yapıp yapmayacağınız ise size kalmış, kulaktan kulağa yayılmış bir inanış olduğu için kesin kuralları yok.

Ayazmanın yanında şişe veren görevliye ne yapmamız gerektiğini sorduğumuzda, anahtar alıp dua etmemizi, sonrasında iki kez daha kiliseye gelmemizi (salı ve perşembe günleri öğlene kadar açıkmış.), dileğimiz olunca da anahtarı geri getirmemizi söyledi. Hıristiyanlıkta üçleme inancı olduğu için üç kez kiliseye gelinmesi gerektiğine inanılıyor. Ancak genelde insanlar sadece bir kere gidiyor, dileği uzunca bir süre olmazsa gidip anahtarını bir başkasıyla değiştiriyor, dileği gerçekleştikten sonra da anahtarı geri götürüp oradaki kişilere şeker veya çikolata dağıtıyor ve kiliseye ve fakirlere yardımda bulunuyor.

Dileğinizi diledikten sonra anahtarı yanınızda taşımanız gerektiğine inananlar var. Ben boynuma astım, dileğimi ve onun için çalışmayı asla unutmamak için.

Ayın Biri Kilisesi’nde dilek dilemek ile ilgili tüm ritüeller bu kadar. Bunlardan içinizden geleni yapabilirsiniz, hepsi sizin inancınız ve kendinizi nasıl iyi hissettiğiniz ile ilgili çünkü. İlla şöyle yapacaksınız diye bir kural yok.

İnşallah gönülden dilediğiniz hayırlı tüm istekleriniz gerçekleşir :).


10 yorum:

  1. 1 Ocak 2016 tarihinde gittim, beklediğimin aksine çok kalabalık yoktu. Oldukça güzeldi ve anahtarlardan aldım. Bakalım dileğim kabul olacak mı :) Yazınız için de teşekkürler, çok yardımı dokundu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim:). 1 Ocakta çok çok kalabalık oluyormuş aslında, annem duymasın gitmediğimize pişman olur :).
      İyi sevindim ama çılgın bir kalabalık olmadan rahat etmişsinizdir :).
      Dilerim gönlünüzdeki gibi gerçekleşir :).

      Sil
  2. İlk defa ayın birinde gittikten sonra üçe tamamlamak gerekiyormuş. Bunun için geri kalan iki ziyaretin ayın birinde mi yapılmalı yoksa başka bir Zaman dikimimde mi gidilmeli. Teşekkürler şimdiden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize görevli hemen takip eden günlerde gelebileceğimizi söylemişti. Salı ve perşembe açıkmış galiba, ayın birinde gidip bir sonraki ayı beklemeden salı ya da perşembe günü gidilebiliyor.
      Farklı söylentiler var, içiniz nasıl rahat edecekse onu yapmak en güzeli. Üçlemek istiyorsanız, 3 ay boyunca ayın birinde de gidebilirsiniz, hemen takip eden salı ve perşembe günü de gidebilirsiniz ya da bir hafta sonraki salı ya da perşembe günü gidip araya zaman da sokabilirsiniz. Herkes içinden geldiği gibi farklı bir şey yapıyor ve söylüyor açıkçası :).

      Sil
  3. Bilgiler inanilamaz ise yaradi, cok tesekkurler

    YanıtlaSil
  4. İlk defa gitmeyi düşünüyorum illa ayın 1mi olması gerekiyo nasıl denk gelicek perşembe salı ayın birine bi açıklama yaparsanız sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayın birinde gitmeniz gerekiyor salı ya da perşembeye denk gelmesine gerek yok. Sonrasında salı ve perşembe günleri üçlemek için gidebilirsiniz.

      Sil
  5. iyi ki boyle bir yazi paylasmissiniz, gitmeyi dusunuyordum ama ne yapilir? nasil gidilir? diye dusunup duruken karsima bu yaziniz cikti. Yarin gidecegim... tesekkurler detayli anlatiminiz için.

    YanıtlaSil
  6. Kaç tane anahtar alıyoruz ? Kimisi bitane daha iyidir tek olsun dileğiniz diyor kimisi ne kdr ihtiyacınız varsa okadar diyor ?!

    YanıtlaSil